<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>eng.Ugur DEMIRCI</title>
	<atom:link href="http://ufoss.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ufoss.com</link>
	<description>Hayata Dair Ne Varsa Ufoss'da !!!!</description>
	<pubDate>Fri, 10 Oct 2008 08:33:47 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>En İlginç Futbol Rekorları - Futbol Guinness records</title>
		<link>http://ufoss.com/en-ilginc-futbol-rekorlari/</link>
		<comments>http://ufoss.com/en-ilginc-futbol-rekorlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 13:15:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Spor Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[en ilginc]]></category>

		<category><![CDATA[futbol]]></category>

		<category><![CDATA[futbol rekor]]></category>

		<category><![CDATA[guinness record]]></category>

		<category><![CDATA[ilginc rekorlar]]></category>

		<category><![CDATA[Yeni etiket ekle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufoss.com/?p=569</guid>
		<description><![CDATA[

 En İlginç Futbol Rekorları
Sürpriz sonuçlar ve olayların yaşandığı yeşil sahalar, birçok şaşırtıcı rekora da sahne oldu.
Alman efsane Beckenbauer’in jübile maçında yaptığı
büyük hatayla tarihe geçtiğini biliyor muydunuz? Trabzonspor’un ‘Dünyanın en negatif şampiyonu’ olduğunu, kalesinde hiç gol görmeden Dünya kupası’na veda eden ülkeyi ya da F.Bahçe-G.Saray derbisini sadece 14 kişinin izlediğini.
Yazı biraz uzundur fakat çok keyif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.tuswallpapersgratis.com/images/wallpapers/futbol_del_futuro-1024x768-322469.jpeg" alt="" width="124" height="99" /><strong>En İlginç Futbol Rekorları</strong><br />
Sürpriz sonuçlar ve olayların yaşandığı yeşil sahalar, birçok şaşırtıcı rekora da sahne oldu.</p>
<p>Alman efsane Beckenbauer’in jübile maçında yaptığı</p>
<p>büyük hatayla tarihe geçtiğini biliyor muydunuz? <a href="http://ufoss.com">Trabzonspor</a>’un ‘Dünyanın en negatif şampiyonu’ olduğunu, kalesinde hiç gol görmeden Dünya kupası’na veda eden ülkeyi ya da F.Bahçe-G.Saray derbisini sadece 14 kişinin izlediğini.<span id="more-569"></span></p>
<p>Yazı biraz uzundur fakat çok keyif alacaksınız</p>
<p>İşte ilginç futbol rekorları…</p>
<p>* Jübile maçında kendi kalesine gol atan tek futbolcu Franz Beckenbauer.</p>
<p>* Efsane İngiliz futbolcu Gary Lineker, yaklaşık 20 yıl süren kariyerinde bir tek sarı kart bile görmedi.</p>
<p>* 2000-2001 sezonunda Bristol City-Brendford maçının ilk yarısında 23 dakika kaybolan zaman oynandı ve bu süre içinde 2 gol atıldı. Aynı maçta Bristol’un golcüsü Lloyd Owusu’nun ayağı kırıldı ve omzu çıktı.</p>
<p>* Paulo Araujo aynı maçta 5 kez kart görerek rekor kırdı. Olayın nedeni, oyundan atılan Brezilyalı futbolcunun dalgın hakeme fark ettirmeden maça devam etmesiydi.</p>
<p>* İngiltere maçında 3. dakikada kendi kalesine gol atan Paraguaylı Carlos Gamarra, ‘Kendi kalesine en erken gol atan futbolcu’ olarak tarihe geçti.</p>
<p>* 1957 yılında Charlton, 75 dakika 10 kişi oynadığı ve son yarım saatine 5-1 mağlup girdiği Huddersfield maçını 7-6 kazandı.</p>
<p>* Willenhall Town Ladies-Burton Brewers maçı, Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Ortalama her 1,5 dakikada 1 gol atan Willenhall Town, maçı 57-0 kazandı.</p>
<p>* Finlandiya’nın unutulmaz oyuncularından Pentti, 1986′da kendi kalesine 5 gol attı. Maçtan sonra takım arkadaşları tarafından Pentti’ye ‘pusula’ bile alındı.</p>
<p>* 27 takım değiştiren Lutz Pfannenstiel, 6 kıtada da top oynayan tek futbolcu oldu. 34 yaşındaki Alman kaleci, halen Clube Atlético Hermann Aichinger’de forma giyiyor.</p>
<p>* Kullandığı 63 penaltıdan 16’sını gole çeviremeyen Gerd Müller, ‘Dünyanın en çok penaltı kaçıran’ futbolcusu oldu.</p>
<p>* <a href="http://ufoss.com">Trabzonspor</a>, 1979-80 sezonunda 30 maçta kaydettiği 25 golle(0.833 gol ortalaması) ‘Dünyanın en negatif şampiyonu’ unvanını elde etti.</p>
<p>* Profesyonel sözleşmeye imza atıp, ‘En uzun süre oynamayan futbolcu’ eski Liverpool kalecisi Jorgen Nielsen olarak kayıtlara geçti. Hvidovre’den 26 yaşında transfer edilen file bekçisi, tam 4 yıl, 11 ay forma giymedi.</p>
<p>* Sakatlığı nedeniyle ‘En uzun süre oynamayan en pahalı futbolcu’, Milan’a Real Madrid’den 11 milyon pounda gelen Fernando Redondo. İlk maçında 3. dakikada dizinden sakatlanan Redondo, yaklaşık 2,5 yıl sahalardan uzak kaldı. Redondo, 2.74 milyon pound, ev ve arabayı Milan’a geri vermek istedi, ancak kulüp bu teklifi geri çevirdi.</p>
<p>* ‘Avrupa’da bir maça yapılan en büyük katılım’ Hampden Park’ta oynanan maçta gerçekleşti. 1937′deki İskoçya Kupası finalinde Celtic-Aberdeen maçını 146 bin 433 biletli seyirci izledi.</p>
<p>* ‘Üç büyükler’ içinde ligi eksi averajla tamamlayan tek takım Beşiktaş. Siyah-beyazlılar, 11. sırada tamamladığı 1975-76 sezonunda 25 gol atıp, 32 gol yemişti.</p>
<p>* Beşiktaşlı taraftarların Liverpool maçında yaptığı tezahürat 132 desibele çıktı. 132 desibel, futbol tarihinin en yüksek ses seviyesiydi.</p>
<p>* Brezilyalı eski kaleci Eugênio Machado Souto, 33 farklı takım çalıştırdı. ‘Geninho’ lakabıyla tanınan Souto, şu anda Atlético Mineiro’nun başında.</p>
<p>* F.Bahçe ile G.Saray arasındaki maçlarda en az seyirci 17 Kasım 1922 tarihindeki karşılaşmaya geldi. İttihat Sahası’nda oynanan maçı, tamamı biletsiz 14 kişi izledi.</p>
<p>* 1986-87 sezonunda oynanan Fenerbahçe-Eskişehirspor maçında, sarı-lacivertli ekip 4 penaltı kullanarak ‘En çok penaltı atan takım’ oldu. “En çok penaltı kullanan futbolcu” ise 4 atışı da gole çeviren Fenerbahçeli Zafer Tüzün.</p>
<p>* Avrupa kupalarına bir sezonda en çok takım yollayan şehir Moskova oldu. 1996-97 sezonunda UEFA Kupası’nda Spartak, Dinamo, Torpedo ve CSKA Mosova mücadele etti.</p>
<p>* Ülkesinin liglerine en çok takım veren başkent Buenos Aires. Açılış ve Kapanış Ligi’nde, Arjantin’in başkentinden toplam 14 takım yer alıyor.</p>
<p>* 1996-97 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet 27 yenilgi, 5 beraberlik alan Zeytinburnuspor, Türkiye Birinci Lig tarihinin ‘en kötü performansı’na imza attı.</p>
<p>* 2006 Dünya Kupası’na 2. Turda veda eden İsviçre, kalesinde hiç gol görmeden elenen ilk takım olarak kupa tarihine yazıldı.</p>
<p>* Kolombiya maçında kazanılan 3 penaltıdan da yararlanamayan Arjantinli Martin Palermo, uluslararası bir maçta ‘En çok penaltı kaçıran futbolcu’ oldu.</p>
<p>* Mersin İdmanyurdu, Türkiye Birinci Ligi’nde puanı silinen tek takım olarak tarihe geçti. 1980-81 sezonunda Beşiktaş’la oynadığı maçta sahadan çekilen Mersin ekibi, hükmen yenik sayıldı ve 2 puanı silindi.</p>
<p>* ‘Şampiyonlar Ligi’ndeki en süratli gol’ David Trezeguet’ye ait. 1997-98′de Monaco forması giyen Trezeguet’nin şutu 157.33 kilometre hızla Manchester United ağlarıyla buluştu.</p>
<p>* Rakip filelere 54 gol gönderen José Luis Chilavert, ‘En fazla gol atan kaleci’ olarak futbol tarihine geçti. Chilavert ayrıca hat-trick yapan tek kaleci.</p>
<p>* 2001′de Sydney’de oynanan maçta Avustralya, Samoa’yı 31-0 yenerken,Archie Thompson, 11 golle zor bir rekorun sahibi oldu.</p>
<p>* ‘En çok bacağı kırılan futbolcu’ rekoru Just Fontaine’a ait. Kariyeri boyunca 4 kez ayağı kırılan Fransız golcü, 1962′de tekrar ayağı kırılınca futbolu bıraktı.</p>
<p>* 1945-46 sezonunda Szentlorinci forması altında 66 gol atan Ferenc Deák, ‘Bir sezonda en çok gol atan futbolcu’ oldu.</p>
<p>* G.Saray’ın efendiliğiyle tanınan eski oyuncusu Cüneyt Tanman ile Beşiktaş’ın ‘Şifo’ lakabıyla tanınan efsanesi Mehmet Özdilek, futbol kariyeri boyunca hiç kırmızı kart görmedi.</p>
<p>* EURO 2008 Elemeleri’nde Almanya, San Marino’yu deplasmanda 13-0 yendi. Bu skor, Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde alınan ‘en farklı sonuç’ olarak tarihe geçti.</p>
<p>* Denizlisporlu Allysson Araujo dos Santos, Roberto Carlos’un ‘En hızlı şut atan futbolcu’ rekorunu elinden aldı. Allysson’un Trabzonspor maçındaki şutu 127.7 km hıza ulaştı.</p>
<p>* <a href="http://ufoss.com">Atatürk Olimpiyat Stadı</a>, İstanbul BŞB.-Gençlerbirliği maçıyla ‘En az seyirciyle oynayan 5. dev stat’ oldu. 81 bin kapasiteli statta 9 Aralık’ta oynanan maçı sadece 50 kişi izledi.</p>
<p>* Tony Alexander Adams, 22 sene Arsenal forması giydi ve başka bir takıma transfer olmadan futbol hayatını bitirdi.</p>
<p>* 1954′de Sandor Kocsis, 1958′te Just Fontaine ve 1970′te Gerd Müller aynı Dünya Kupası Finalleri’nde 2′şer hat-trick yaparak tarihe geçtiler.</p>
<p>* Fransa 98′de ilk tur maçlarının ardından Dünya Kupası kırmızı kart rekoruna ulaşıldı. 48 maçta 16 kırmızı, 174 sarı kart çıktı.</p>
<p>* ‘Dünyanın en hızlı hat-trick’ rekoru Ross County’nin eski futbolcularından Tommy Ross’a ait. Ross 1964′te Victroia Park’ta oynanan maçta Nairn County karşısında 90 saniyede 3 gol kaydetti.</p>
<p>* Bournemouth’un Wrexham ile yaptığı maçta mücadeleye 84. dakikada giren ve 140 saniyede 3 gol atan James Hayter, ‘İngiltere Futbol Ligi’nin en hızlı hat-trick yapan’ ismi. Premier Lig’de ise bu rekor Robbie Fowler’a ait. Ünlü İngiliz yıldız 1994′te oynanan maçta 4 dakika 33 saniyede 3 gol kaydetmişti. Amerikan Futbol Ligi’nde en hızlı sürede hat-trick yapan isim ise o dönemde LA Galaxy forması giyen Harut Karapetyan. Karapetyan 1998′de oynadıkları maçta 5 dakika dolmadan Dallas Burn ağlarını 3 kez havalandırdı. F.Bahçe’nin Sırp yıldızı Mateja Kezman da, Alanyaspor maçında 4 dakikada <a href="http://ufoss.com">hat-trick</a> yaparak rekor kırdı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufoss.com/en-ilginc-futbol-rekorlari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Turkcell Telsim Vodafone Telesekreter iptali. Bosa kontur gitmesin..</title>
		<link>http://ufoss.com/turkcell-telsim-vodafone-telesekreter-iptali-bosa-kontur-gitmesin/</link>
		<comments>http://ufoss.com/turkcell-telsim-vodafone-telesekreter-iptali-bosa-kontur-gitmesin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 11:42:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>

		<category><![CDATA[az kontur]]></category>

		<category><![CDATA[cep telefon telesekreter]]></category>

		<category><![CDATA[kontur]]></category>

		<category><![CDATA[telesekreter iptal]]></category>

		<category><![CDATA[ucuz gorusme]]></category>

		<category><![CDATA[ucuz konuama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufoss.com/?p=565</guid>
		<description><![CDATA[

 Telesekreterden nasıl kurtulunur? Boşu boşuna kontör kaybetmeyin! Cep telefonu artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Görüşme yapılırken cep telefonuyla yapılan her arama esnasında ekranda beliren &#8216;aktif aramalar&#8217; yazısı sebebiyle karşıdaki kullanıcıdan bir kontör düştüğü tespit edildi.
Cep telefonu şirketleri de aktif arama sonrasında oluşan kontör kaybını doğruluyor. Cep telefonu kullanıcılarının aradıkları kişinin kontör kaybına uğramaması için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" style="float: right;" src="http://haberturk.com/2008/10/07/kuturesim/telesekretercepk.jpg" alt="" width="124" height="99" /><strong>Telesekreterden nasıl kurtulunur? Boşu boşuna kontör kaybetmeyin!</strong> Cep telefonu artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Görüşme yapılırken cep telefonuyla yapılan her arama esnasında ekranda beliren &#8216;aktif aramalar&#8217; yazısı sebebiyle karşıdaki kullanıcıdan bir kontör düştüğü tespit edildi.<span id="more-565"></span></p>
<p>Cep telefonu şirketleri de aktif arama sonrasında oluşan kontör kaybını doğruluyor. Cep telefonu kullanıcılarının aradıkları kişinin kontör kaybına uğramaması için ekranda beliren aktif arama yazısını iptal etmesi gerekiyor.<br />
Telefonda sırasıyla <a href="http://ufoss.com">##002#</a> tuşlanarak arama yapıldıktan sonra ekranda &#8216;<a href="http://ufoss.com">Aktarma iptal edildi</a>&#8216; yazısı beliriyor. Bu sayede gelen her aramada ekranda beliren aktif arama yazısı kaldırılıyor.</p>
<p>&#8216;Aktif aramalar&#8217; yazısı iptal edilmediği müddetçe, aranan kişiye ulaşamayanlardan bir kontör düşülüyor. Eğer aranan kişinin telefonu telesekreter ayarlı ise dinlenen bir saniyelik &#8216;aradığınız kişiye ulaşılamıyor&#8217; mesajı için de bir normal arama karşılığı ücretlendiriliyor. Kullanıcı, eğer iki dakika sonra yine ulaşamazsa 1.5 kontör kaybı daha oluyor.</p>
<p>Telesekreterin ücretsiz zannedilmesi de tüketicileri mağdur ediyor. Telefon şebeke istasyonu yetkilileri bilgi almak isteyen kullanıcılara; telesekreterin kaldırılabileceğini anlatıyor.</p>
<p>Kaynak=http://haberturk.com/haber.asp?id=101367&amp;cat=210&amp;dt=2008/10/07</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufoss.com/turkcell-telsim-vodafone-telesekreter-iptali-bosa-kontur-gitmesin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gurbetci Siirleri</title>
		<link>http://ufoss.com/gurbetci-siirleri/</link>
		<comments>http://ufoss.com/gurbetci-siirleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2008 13:57:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Guzel Sozler]]></category>

		<category><![CDATA[Siirler]]></category>

		<category><![CDATA[ana vatan]]></category>

		<category><![CDATA[gurbet]]></category>

		<category><![CDATA[gurbetci]]></category>

		<category><![CDATA[gurbetci siirleri]]></category>

		<category><![CDATA[siir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufoss.com/?p=559</guid>
		<description><![CDATA[

 Işçiler düştü yollara
Yıl 1964,
Tahta bavulları, kasketleriyle,
Dağıldılar şahan görmüş serçe yavrusu gibi,
Avrupa’nın dört bir yanına.
Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda’ya.
Buğulanmış gözlerinde umut,
Yüreklerinde vatan özlemi, yuva hasreti
Çalıştılar yıllarca hamal gibi, robot gibi,
Bir somun ekmek, birkaç fazla “Mark” için.
Plânları vardı hep kafalarında
Üç, beş yıl sonra kazandıklarıyla geri dönmek için
Lâkin, her akşam döndüklerinde pansiyonlarına
Güneşin batıp, karanlığın kasveti üzerlerine çökünce,
Koyun yavruları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.cihandergi.com/dergi/12/gurbet.jpg" alt="" width="117" height="107" />Işçiler düştü yollara<br />
Yıl 1964,<br />
Tahta bavulları, kasketleriyle,<br />
Dağıldılar şahan görmüş serçe yavrusu gibi,<br />
Avrupa’nın dört bir yanına.</p>
<p>Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda’ya.<br />
Buğulanmış gözlerinde umut,<span id="more-559"></span><br />
Yüreklerinde vatan özlemi, yuva hasreti<br />
Çalıştılar yıllarca hamal gibi, robot gibi,<br />
Bir somun ekmek, birkaç fazla “Mark” için.<br />
Plânları vardı hep kafalarında<br />
Üç, beş yıl sonra kazandıklarıyla geri dönmek için</p>
<p>Lâkin, her akşam döndüklerinde pansiyonlarına<br />
Güneşin batıp, karanlığın kasveti üzerlerine çökünce,<br />
Koyun yavruları gibi birbirlerine sokuldular.<br />
Hüzünlendiler için için.</p>
<p>Yürekleri yandı; ana, baba, çoluk çocuk özlemiyle,<br />
Karamsarlığa düştüler, yolunu şaşıranlar oldu<br />
Ama ezilmediler hiçbir zaman, bu horgörülmüşlüğün girdabında.<br />
Çalıştılar, çalıştılar; ha bugün, ha yarın döneriz diye.<br />
Gün geldi umutları ellerinden bir kuş gibi uçuverdi.<br />
Yetmedi kazandıkları.</p>
<p>Çünkü sosyal güvenceleri yoktu anavatanlarında.<br />
Daha bir acı hazla, zevkle, ürpertiyle çalıştılar,<br />
Maden ocaklarında, motor fabrikalarında.<br />
Her zaman hakları yendi, hor görüldüler<br />
Yine de umutları sönmedi yüreklerinde.<br />
Kavruldular sıla hasretiyle<br />
Ufuktaki pembe umutları dağıldı, kasırga yemiş gibi<br />
Yetti artık bu bekârlık dediler.</p>
<p>Bıçak kemiğe dayandı, için için yanmış bağırlarında,<br />
Çocuklarını, avratlarını getirdiler yanlarına<br />
Şimdi, dert bir iken beş oldu.<br />
Sorunlar çoğaldı,<br />
Ezildiler bu yükün altında, iki büklüm oldular,<br />
Ali&#8217;ler, Mehmet&#8217;ler, Hasan&#8217;lar, Fatma&#8217;lar.</p>
<p>Çocukları doğdu, bu dili ayrı, dini ayrı memleketlerde,<br />
Gün geldi torunlarını sevmeye başladılar.<br />
Birinci, ikinci, üçüncü kuşak,<br />
Ama yine de umutları hiç bitmedi<br />
Ha bugün, ha yarın döneceğiz diye vatana.<br />
Bazıları uçağın kuyruğunda gitmeye başladı<br />
Bir çokları kök saldı buralarda.<br />
Olsun dediler; Türkiye’miz, can vatanımız,</p>
<p>Bugün de aynı hasret, aynı umut, aynı özlem<br />
Vah ki vah benim tahta bavullu gurbetçilerim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufoss.com/gurbetci-siirleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sivas Kangal Kopegi. Ozellikleri</title>
		<link>http://ufoss.com/sivas-kangal-kopegi-ozellikleri/</link>
		<comments>http://ufoss.com/sivas-kangal-kopegi-ozellikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 09:33:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayvanlar Alemi]]></category>

		<category><![CDATA[kopek]]></category>

		<category><![CDATA[ozellikleri]]></category>

		<category><![CDATA[sivas kangal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufoss.com/?p=548</guid>
		<description><![CDATA[Türkler Ana Yurt’ları olan Orta Asya’yı kuraklık nedeni ile; boylar halinde terk ederken ‘Kanglı Türk Boyu’ hayvan olarak yanlarında 3 şeyi getirmişlerdir: At it ve koyun. At; binek ve çeki hayvanı olarak it; insan ve hayvanlara bekçilik hizmeti için kullanılıyordu koyun ise; hem yolculuk esnasında gıda vazifesi görüyordu hem de tek malları idi.
Günümüzde başlıca Kangal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" style="float: right;" src="http://www.havhav.com/images/haber/hb_radi0505.jpg" alt="" width="128" height="124" />Türkler Ana Yurt’ları olan Orta Asya’yı kuraklık nedeni ile; boylar halinde terk ederken ‘Kanglı Türk Boyu’ hayvan olarak yanlarında 3 şeyi getirmişlerdir: At it ve koyun. At; binek ve çeki hayvanı olarak it; insan ve hayvanlara bekçilik hizmeti için kullanılıyordu koyun ise; hem yolculuk esnasında gıda vazifesi görüyordu hem de tek malları idi.<br />
Günümüzde başlıca Kangal ve çevresinde bulunan Kangal Köpeği ve Kangal Koyunu da büyük göç sırasında getirilen hayvanların neslinden gelmektedir. Yani her ikisi de özbeöz Türk Malı’dır. Sivas-Kayseri arasında ki bölgede bulunan “Uzunyayla Atı”nın 93<span id="more-548"></span> Harbi esnasında Kafkasya’dan gelen muhacirlerce getirildiği söylenir. Bu atlar Kanglı boyu tarafından getirilmiş Orta Asya atları muhtemelen Akhal-Teke atlarının soyundan gelmiş atlar olabilir. Genler üzerinde mesela Mikrosatelit yöntemi kullanılarak bir araştırma yapılabilir. Eminim ki Uzunyayla Atı’nın kökeni Orta Asya ve Akhal-Teke Atları olarak çıkacaktır. Bunlar araştırmaya muhtaç konulardır.</p>
<p><strong>Tarihi</strong><br />
Kangal veya Karabaş olarak da bilinen Anadolu Çoban Köpeği uzun çalışma tarihi olan eski bir bekçi köpeğidir. Köklerinin Anadolu&#8217;ya 4000 yıldan daha önce gelen Tibet Mastiff ve Romalı Mollosian savaş köpeklerinden geldiği tahmin edilmekte olup Anadolu&#8217;da kararlı koruyuculukları ile besi hayvanlarının düşmanlarına karşı (başta kurtlar ve ayılar) hayvancılıkla uğraşanların çok değerli dostları haline gelmişlerdir. Göçmen çobanlara eşlik etmeleri nedeni ile geniş bir coğrafik alana yayılan Kangal&#8217;lar bu sayede çok farklı büyüklük tüy yapısı ve renklere sahip olmuşlardır. Ancak tüm bu farklılıklar arasında cinsin kalıcı ve en önemli karakteristikleri olmaya devam eden özellikleri sadakat bağımsızlık ve dayanıklılıktır. Kangal&#8217;ın Amerika kıtasına gelişi ise 1950&#8242;leri bulmuş ve 1970&#8242;lere kadar sadece besicilikle uğraşanlar arasında tanınmış ve ancak 1980&#8242;lere doğru köpek cinsi uzmanları tarafından kabul edilir hale gelmiştir. Ancak bugün de (Anadolu dışında) Kangal&#8217;ın genel olarak kozmetik özelliklerinden daha çok faydasından dolayı tanındığını dolayısıyla daha çok sadık ve etkin bir koruyucu arayışında olan köpek severler tarafından tanındığını söylemek mümkündür. American Kennel Club (AKC) ancak 1996 yılında Kangal&#8217;ı cins olarak kabul etmiştir.</p>
<p><strong>Karakter Özellikleri</strong></p>
<p>Kangal kendisini ailesine ve ailesini koruma görevine adamış ciddi bir köpektir. Aynı zamanda geride olmayı becerebilen iyi huylu ve problem çıkarmayı sevmeyen Kangal yabancılara karşı çok şüphecidir ve güçlü bir alan anlayışları vardır. Çocuklarla araları iyi olmakla birlikte çocukların oyun ihtiyaçlarını karşılayacak kadar oyuna istekli olmayabilirler. Ciddi bir bekçi köpeği olarak şüphe uyandıran herşeye karşı havlama özellikleri vardır.</p>
<p><strong>Bakım</strong></p>
<p>Kangallar her gün uzun yürüyüşler veya ciddi koşularla eksersiz yapmaya ihtiyaç duyarlar. Normal ve serin havalarda dışarda yaşayabilirler. Tüy bakımı minimal olup sadece haftada bir ölü tüylerden kurtulmaları için fırçalanmaları gerekir.</p>
<p><strong>Sağlık</strong></p>
<p>*Birincil tehlike: CHD (Canine hip dysplasia) / Kalça yerleşiminin anormal olarak gelişmesine neden olan bir iskelet hastalığıdır.</p>
<p>*İkincil tehlike: Entropion / Göz kapaklarının ters dönmesine ve gözleri rahatsız etmesine neden olan bir göz hastalığıdır.</p>
<p>*Yaşam aralığı: 10-13 yıl</p>
<p>*Anestesiye duyarlıdır.</p>
<p>Form ve Fonksiyon</p>
<p>Kangallar zor işleri yapmaya uygun sağlam bir yapıya sahiptirler. Bu büyük güçlü dayanıklı köpekler hem kolay heyecanlanırlar hem de sabırlıdırlar. Güçlü kemikleri ve büyük kafaları vardır. Kalın bir alt postun üzerinde uzunlukları 2.5 cm ile 10 cm arasında değişen boyun ve arka kısımlarda göreli olarak daha uzun olan tüylere sahiptirler. Bakışları zekidir ve cesur ama sakin bir koruyucu oldukları yüzlerinden kolayca anlaşılır.<br />
Ağırlık: Erkek 50-68 kg Dişi 36-54 kg<br />
Boy: Erkek 74+ cm Dişi 68+ cm</p>
<p>Anadolu Çoban Köpeği sizin için doğru seçim mi?</p>
<p>Yukarda genel özelliklerini sunduğumuz Anadolu Çoban Köpekleri bir diğer ismiyle Kangallar en çok havlamaları ve sert görünüşleri ile besi hayvanlarının korunmasında kullanılmaya uygundurlar. Tehlike hissetmedikleri sürece düşük enerji seviyesine sahiptirler. Gerektiğinde tehlike oluşturan insan ve hayvanları saf dışı bırakacak kadar güçlüdürler. Yanyana evlerin bulunduğu alanlarda komşuların bahçelerini de kendi alanları içinde sayabilecekleri için bağlı bulunmaları tercih edilebilir. Aksi takdirde komşunuzun bahçesini komşunuzdan korumaya çalışabilecektir. Kangallar aktif oldukları için eşelenmekten hoşlanırlar ve alçak çitlerin üzerinden kolayca atlayabilirler. Çalışmayı severler. Güçlü bir yapıya sahip olmaları nedeni ile hastalıkların ön belirtilerinden veya küçük çizik ve yara berelerden şikayetçi olmayacaklardır dolayısıyla periyodik kontroller sağlıkları için önemlidir.</p>
<p>Çocuklarla araları iyidir ancak anne ve babanın eğitim amaçlı tavırlarını ve sert oyunları tehlike olarak algılayabilirler. Evde beslenen diğer evcil hayvanları kendi gruplarında kabul ederler. Erkekler yabancı hayvanlara karşı toleranslı değildirler.</p>
<p>Yavru dönemlerinde sahipleri kontrolü eline almazsa bu otoriteyi Kangal kendisi kullanmaya kalkabilir. Ergenlik dönemlerinde otoriteye karşı çıktıkları zamanlar da olmaktadır. Bu özelliklerinden dolayı Kangallarla otorite (dominantlık) kurmaya yönelik oyunlar oynanması pek tavsiye edilmez. Onun yerine emir (iş) verip bolca ödüllendirmeye dayalı oyunlar Kangallarla güzel vakit geçirmek için tercih edilebilir.</p>
<p>Sürü Koruma Davranışı</p>
<p>Ortalama 300 başlık bir koyun sürüsünü korumak için ikisi erkek biri dişi olmak üzere en az üç yetişkin Kangal köpeğine gereksinim vardır.Kangallar görevlerini genellikle çobandan bağımsız olarak yaparlar.Sürüde en az bir dişi Kangalın bulunması gereklidir.Çünkü dişi köpekler dişi kurtlara karşı daha duyarlıdır.Analık içgüdüleri nedeniyle koruma duyguları daha da gelişmiştir.<br />
Asılardan beri sürü koruma görevi yapan Kangal köpeğinde bu davranış içgüdüseldir.Sürü koruma görevini yaparken farklı zamanlarda farklı davranış şekilleri gösterirler.Sürü meraya ilk çıktığı zaman köpekler sürüden biraz uzaklaşıp etrafı kolaçan ederler.Yaşlı ve deneyimli olanlar arada bir sürüyü kontrol ederler.Genç ve deneyimsiz olanlar sürüden bira daha fazla uzaklaşabilirler.Herhangi bir tehlike yoksasürü belirli bir yerde otlamaya başladığında genellikle sürüyü gözlemleyebilecekleri yüksekçe bir yerde yatarlar.(Rüzgarın estiği yöne doğru sürünün farklı yerlerinde yatarlar.)Sürü herhangi nedenle ürkerseyerlerinden ok gibi fırlarlarsürüyü tehdit eden kurt gibi herhangi bir yırtıcı hayvan varsa aynı hızla onun peşinden koşarlar.Kısa mesafede kurda kim yetişirse kurdun üstüne atlar (Kurda Çöker) ; Diğerleri de ona yardıma gelir.Kurda yetişme olayı sık görülen bir durum değildir.Genellikle kurt kaçar ve köpeklerde bir süre kovaladıktan sonra sürüye geri dönerler.Bazı köpekler ise inatla kurdun izini takip edip onu yakalamaya çalışır.Kurt kovalayan bazı kangalların birkaç gün sonra sürülerine döndükleri görülmüştür.<br />
Kurtlar genellikle koloni halinde yaşarlar.Dolayısıyla sürüye grup halinde saldırırlar.Kurdu uzun süre kovalayan Kangallarsürüyü savunmasız olarak bırakırlar.Bazı kurtlar koloniden birini köpekleri peşine takması için görevlendirirsonra farklı yönlerden sürüye saldırırlar.Çobanların bu durumlar için önlem almaları gerekebilir.Bunlardan biriköpeklerden bir veya ikisini yanında bağlı olarak yedekte tutmaktır.Diğer köpekler kurdun peşine takılıp sürüden uzaklaşınca yedek köpekler devreye girer.Bu gibi Saldırıları önlemekçobanın ve köpeklerin deneyimlerine bağlıdır.Daha önce bütün saldırılara mağruz kalmış köpekler kurdu bir süre kovaladıktan sonra geri dönüp sürüsünün çevresinde çark gibi döner ve etrafı araştırırlar.Köpekler geri dönerken bazen bir veya ikisi takibe devam eder.Sürünün yanına dönen köpeklersürüyü tehdit eden herhangi bir tehlike olmadığını görürse ve hala kurdun peşinde köpek varsa tekrar kurdun peşine düşerler.Köpeklerin bu davranışıgünün değişik zamanlarına göre farklılık gösterir.Gündüz ısrarla kovalarken gece vakti kovalamada fazla ısrarcı olmaz ve sürülerinin başına çabuk dönerler.<br />
Kurdu ısrarla takip eden Kangallarsaldırıyı püskürtüp kısa süre sonra sürünün yanına dönen kangallar kadar uzun ömürlü olmazlar.Bunun iki nedeni vardır birincisikurt kapanı denilen tuzağa düşerek kurtlar ; ikincisidiğer sürülerin köpekleri tarafından öldürülme olasılıklarının yüksek olmasıdır.Israrcı kangallar günün birinde kurtların bir davranış şekli olan ve kurt kapanı adı verilen tuzağa düşüp onlara yem olurlar.Kurt kapanı;kurtlardan birinin sürüye yanaşıp köpeklerin dikkatini çekerek kaçması ve peşinden gelen köpeği sürüden uzak bir yerdeaile fertleri ile pusuya düşürüp öldürmesine denir.</p>
<p>Kangalların diğer sürülerin köpekleri öldürülmesi olayında ise çobanların rolü büyüktür.Bu çobanlar;kurt kovalarken sürüden uzaklaşan cesur bir Kangal köpeğinedönüşte –koruyup kollamaları gerekirken–kendi köpeklerini saldırttırırlar. Bu ve benzeri olaylardaki çobanın davranışıeğitimi ve bilinçli olması ile ilgilidir.<br />
Kurdu çok uzun süre kovaladıktan sonra öldüren Kangallar da vardır.Bu uzun takipten sonra kurtlar kurtulsalar da takipte ısrarlı olan Kangalların koruduğu sürülere ikinci kez yanaşmazlar.Sürü emniyetini elden bırakmayan ve kurdu kısa bir süre kovalayıp geri dönen Kangalların sürüleri ise kurt saldırılarına daha fazla maruz kalırlar.</p>
<p>Kurtlar yavrularını büyütünceye kadaryerlerini belli etmemek içinyuvalarının etrafındaki sürülere zarar vermekten kaçınırlar.Saldırılarını en çok gece ve sabahın erken saatlerinde yaparlar.Kurt saldırılarının ender görüldüğü gündüz vakitlerinde Kangallaryarı uyku halinde dinlenmesi ile harekete geçerler.Kangallar geceleri daha aktiftir ve sürü yatana kadar sürekli etrafında dolaşırlar;sürü yattıktan sonrada etrafında belirli bir konumda yatarlar.<br />
Çobangece uyurken sürünün hareketlenmesi halinde uyanık içinsürü içinden kendine alıştırdığı bir koyunu eline bağlar. Bu koyuna halk arasında&#8221;bağcak koyunu&#8221; denir.Dinlenmekte olan sürü herhangi bir nedenle hareketlendiğinde bağcak koyunu da harekete geçerek çobanı uyandırır.Çobanın herhangi bir sebeple sürüsünün yanında bulunmaması halinde bilesürü hareket ettiği zamandeneyimli ve iyi yetiştirilmiş Kangallar –çoban aramadan– sürüyle birlikte gider ve sürünün korunmasını sağlamaya çalışırlar.İyi bir Kangal köpeği şartlar ne olursa olsun sürüyü asla yalnız bırakmazlar.<br />
Kangallar sürüye yaklaşan yabancı insanlara karşı da sürüyü korurlar.Yaklaşan bir yabancı gördüklerinde bir araya gelip havlayarak ona doğru koşarlar ve onu uyararak onu sürüden uzak tutmaya çalışılar. Çoban müdahale etmez ve yabancı koşarak kaçarsa köpekler onu kovalar ve yaralanmasına neden olabilir.Kangallarda bölge koruması ön plandadır.Sürüden uzak bir mesafeden geçen yabancılara sadece havlayarak varlıklarını bildirirler.<br />
Sürüde kullanılacak Kangalların kardeş olmalarına özen gösterilmelidir.Çünkü kardeş birbirlerini daima kollar ve hiç bir durumda terk etmeler.<br />
Sürüde bulunan Kangallar arasında daima hiyerarşik bir düzen vardır.En güçlü köpek sürünün lideridir.Doğal şartlarda dişi ile o çiftleşir.Aralarında kavga çıkan gençlere o müdahale edip ayırır.Yemek aynı kaptan yenecekse önce o karnını doyurur.</p>
<p><strong>İnsanlara Karşı Davranış</strong></p>
<p>Kangal köpeği sahibine bağlıyabancı kişilere tepkilidir.Sorumlu olduğu bölgeye –insan dahil– hiçbir canlıyı sokmamaya çalışır.Sahibi yanındayken yabancı kişilere karşı fazla tepki göstermez.Davranış bozuklukları ve istisnalar hariç hemen saldırıya geçmez.Yabancı şahsı birkaç kez havlayarak bekler ve sahibinin komutunu bekler.<br />
Kangal köpeğinin merhamet duygusu gelişmiştir.Normal şartlarda sahibi ve bakıcısına karşı saldırgan değildir.Savunmasız kişilere –özellikle kadın ve çocuklara karşı– uysal ve yumuşak davranır.kangalın iyi huylu olması büyük ölçüde büyüme dönemindeki yetiştirme şekliyle ilgilidir.İnsanlara ve çevreye alışması çok küçük yaşlarda başlar.Henüz gözü açılmamış eniklerin her gün itina ile sevilip okşanmasıileriki yaşlarda insanlarla daha iyi ilişki kurmalarına yardımcı olur.Yavru büyürken her aşamada ona sevgi ve şefkat ile yaklaşılmalınelerden hoşlanıp hoşlanılmadığı belirlenmelidir.Hatta ev ve bahçe ortamlarında yaşayan Kangal yavrularına belirli zamanlarda radyo ve televizyon dinletilmesionların sosyalleşmelerine yardımcı olur.Ancak tüm bu sosyalleştirme çalışmalarının bir disiplin içerisinde yapılmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p>Bazı kimselerbekçilik etmesi için yetiştirilen köpeklerin ıssız ve karanlık bir yerde dış ortamdan izole edilmiş şekilde yetiştirilmelerini tavsiye ederler.Bu tavsiyeye göre yetiştirilen köpeğin daha saldırgan olup daha iyi koruma yapacağını savunurlar.Halbuki bu şartlarda yetişen bir köpek yeterince güneş ışığı almadığı için sağlıksız olur.Ayrıca insanlarla sağlıklı iletişim kurmadığı için korkak ve ürkek tavırlar sergileyebilir yada aşırı ve hedefsiz saldırganlık gösterebilir.</p>
<p>Bekçilik için yetiştirilen Kangalın görevibulunduğu bölgeye yabancı kişilerin yaklaşması durumundaonları havlayarak uyarmak ve yaklaşmamalarını sağlamaktır.Bekçilik görevi yapan köpekler için saldırma ve yaralama başvuracakları en son davranış şekli olmalıdır.İri ve güçlü bir köpek olan Kangalların yanlış yetiştirilme sonucu saldırganlaşması ve kontrolden çıkarak amaçsızca etrafa zarar vermesihem köpek hem de sahibi için tehlikeli sonuçlar doğurur.</p>
<p>Kangalöldürmek için tasarlanmış bir hayvan değildir.Örneğin pitbull ırkı köpekler gibi öldürmek amacıyla saldırmaz.Bölgesine giden yabancı bir insana saldırmaya kalktığında bu kişi hareketsiz durur veya bulunduğu yere oturursaKangal bu davranışı teslimiyet olarak algılar ve sahibi gelene kadar yabancıyı hareketsiz tutmak için etrafında dolaşır.Bu davranış biçimi Kangalların insanlara öldürmek amacıyla saldırmadığına örnektir.Kangalsahibini ve ailesini koruma görevini yerine getirirken iyi ve kötü niyetli insanları ayırt etme yeteneğine sahiptir.Eğer gelen kişinin kötü niyetli olduğuna inanırsa harekete geçer.Amacı öncellikle düşmanı eyleminden caydırmak ve uzaklaştırmak aksi takdirde teslim almaktır.Mecbur aldığında düşmana ciddi zararlar vermekten çekinmez ve bunu yapacak güce sahiptir.</p>
<p>Köken: Türkiye</p>
<p>Orijin Tarihi: M.Ö. 1000</p>
<p>Grup: İş Köpeği<br />
Yükseklik: 71 - 81 cm</p>
<p>Ağırlık: 41 - 68 kg<br />
Fonksiyonu: Koruma ve çoban köpeği. Koyun sürülerini kurtlardan koruma amacıyla kullanılmıştır ve kullanılmaktadır. Oldukça dayanıklı ve güçlü olması tercih edilmesinin sebeplerindendir.</p>
<p>Yaşam Süresi: 10 - 15 yıl</p>
<p>Tüy Özellikleri: Kısa sık ve sert tüy yapısı.</p>
<p>Tüy Bakımı: Minimum.</p>
<p>Aktivite: Çok Yüksek</p>
<p>Koruma: Çok Yüksek</p>
<p>Zeka: Yüksek</p>
<p>Eğitilebilirlik: Disiplinli ve programlı eğitim gerektirir.</p>
<p>Çoçuklarla İlişki: İyi.</p>
<p>Karakter: Çok cesur ve dayanıklıdır. Ailesini hayatı pahasına korur. Oldukça sadıktır. Genlerinden gelen içgüdüleri sayesinde mükemmel arama kurtarma ve çoban köpeğidir. Dışarıyı tercih eder ve oldukça aktifdir. Bu sebeple evde bakılması tavsiye edilmez.</p>
<p>İklim: Serin havayı tercih eder.</p>
<p>Potansiyel Davranış Bozuklukları: -Potansiyel Sağlık Problemleri<br />
: -Irka Özel</p>
<p>* Liderliği seven bir köpektir. İyi eğitilmezse sert mizacı problem çıkarabilir. İlk defa köpek sahibi olacaklara tavsiye edilmez.<br />
* Yabancılara oldukça duyarlı ve saldırgan davranabilir.</p>
<p>Bu Resim ufaltılmıştır. Buraya tıklayarak orjinal boyutuna çevirebilirsiniz. Orjinal Boyut 960&#215;720 .</p>
<p>Daha fazla resim icin</p>
<p><a href="http://images.google.com/images?q=sivaskangal&amp;ie=UTF-8&amp;oe=UTF-8&amp;rls=org.mozilla"><p>http://images.goo...&amp;rls=org.mozilla</a>:en-GB:official&amp;client=firefox-a&amp;um=1&amp;sa=N&amp;tab=wi&amp;oi=property_suggestions&amp;resnum=0&amp;ct=property-revision&amp;cd=2</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufoss.com/sivas-kangal-kopegi-ozellikleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sagopa Kajmer Kimdir?</title>
		<link>http://ufoss.com/sagopa-kajmer-kimdir/</link>
		<comments>http://ufoss.com/sagopa-kajmer-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 15:18:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>

		<category><![CDATA[album]]></category>

		<category><![CDATA[kimdir]]></category>

		<category><![CDATA[mp3 download]]></category>

		<category><![CDATA[mp3 indir]]></category>

		<category><![CDATA[Sagopa Kajmer]]></category>

		<category><![CDATA[Sagopa Kajmer mp3]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufoss.com/?p=546</guid>
		<description><![CDATA[ADI YUNUS
SOYADI ÖZYAVUZ
RAP DÜNYASINDAKİ ADI Sagopa Kajmer
DJ ADI MIC CHECK
İLK DJ ADI RAPPER M.C (Rapper Mic Check)
MAHLASI
Kaf Kef, Evliya-i Rap, Küheylan, Yasli Çocuk, Karizmatik Emmi, Melodrama ve daha birçok kendine ithafi.
BRANŞI
Rap
İHTİSASI
Dj-produktor-M.C
DENEYİMLERİ
Türkiye&#8217;nin en büyük yabanci müzik radyolarinda Dj lik ve müzik direktörlügü
BON&#8217;SERVIS
Power Fm, Number One Fm, Metro Fm, Radio 2019, Quasar FM, Radio Contact
İLK İŞİ VE [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://img390.imageshack.us/img390/4371/monotonnc1.jpg" alt="" width="117" height="107" />ADI YUNUS<br />
SOYADI ÖZYAVUZ<br />
RAP DÜNYASINDAKİ ADI Sagopa Kajmer<br />
DJ ADI MIC CHECK</p>
<p>İLK DJ ADI RAPPER M.C (Rapper Mic Check)</p>
<p>MAHLASI<span id="more-546"></span><br />
Kaf Kef, Evliya-i Rap, Küheylan, Yasli Çocuk, Karizmatik Emmi, Melodrama ve daha birçok kendine ithafi.</p>
<p>BRANŞI<br />
Rap</p>
<p>İHTİSASI<br />
Dj-produktor-M.C</p>
<p>DENEYİMLERİ<br />
Türkiye&#8217;nin en büyük yabanci müzik radyolarinda Dj lik ve müzik direktörlügü</p>
<p>BON&#8217;SERVIS<br />
Power Fm, Number One Fm, Metro Fm, Radio 2019, Quasar FM, Radio Contact</p>
<p>İLK İŞİ VE SENESİ<br />
Radyo Dj ligi-1992 / Samsun</p>
<p>İLK PİKABI<br />
Grundig-belt drive dual head (aile yadigari)</p>
<p>İLK PLAĞI VE SENESİ<br />
Carlos Santana - Black Magic Woman Double LP (vefat eden dayisinin Yunus&#8217;un dogumu serefine aldigi plaktir ve çok özeldir)</p>
<p>ÇOCUKLUK VE MÜZIK<br />
Boney.M, Sugarhill Gang, Joe Bataan, Freddie James, Barry White,Isaac Hayes, Bee Gees, Chic, Modern Talking, C.C.Catch, Bad Boys Blue, James Brown, Afrika Bambaataa, Run DMC, Kurtis Blow, L.L.Cool J, Ice.T vs&#8230; (Liste bir hayli kabarik)</p>
<p>ALDIGI ILK ALBÜM<br />
Run DMC - Raising Hell</p>
<p>ALDIGI 2. ALBÜM<br />
Boogie Boys - Romeo Knight<br />
ILK MÜZIK SETI<br />
Universum (Old School-1985)</p>
<p>ÇOCUKLUK ETKILESIMLERI<br />
Boogaloo Shrimp, Shabba Doo, Michael Joe Jackson, James Brown, Jam Master Jay, Grandmaster DST, Afrika Bambaataa &amp; Soulsonic Force, Grandmaster Flash, Prince, Ice-T, Ömer Karacan, Aykut Sporel, Engin Arman, DJ Hakan Gündüz, Marangoz Ibrahim (Ilk break Dance hareketini -smurf wave- Yunus&#8217;a gösteren degeri çok yüksek biri) Savas Abi (Ilk chopper dönüsünü Yunus&#8217;a ögreten kisi), Diether Bohlen, Afrika Islam, Public Enemy, Skinny Boys, Scott La Rock, Krs, Premier ve Guru vs&#8230;.</p>
<p>EN SEVDIGI RAP GRUPLARI (80&#8242;ler)<br />
Run DMC, Public Enemy, Boogie Down Productions, Gangstarr, Skinny Boys, Ultramagnetic MC&#8217;s, Sir Ibu, De La Soul, Soulsonic Force, Ryhme Syndicate, Whodini</p>
<p>EN SEVDIGI RAP SANATÇILARI (80&#8242;ler)<br />
Chuck D, Ice T, L.L, Krs, Cube, Kool Keith, Rakim vs&#8230;.</p>
<p>EN SEVDIGI RAP ALBÜMLERI (80&#8242;ler)<br />
Public Enemy&#8217;nin Fear Of A Black Planet ve diger tüm albümleri, Boogie Down Productions&#8217;in tüm albümleri, Run DMC - Tougher than Leather ve Raising Hell albümleri, Mantronix - In Full Effect, L.L.Cool J - Radio, Ice-T - Power, Afrika Bambaataa &amp; Soulsonic Force - Planet rock, Eric.B &amp; Rakim - Paid In Full ve Follow The Leader albümleri, Ultramagnetic Mc&#8217;s - Critical Beatdown ve diger albümleri, Gangstarr - Step in the arena ve diger tüm albümleri vs&#8230;</p>
<p>EN SEVDIGI RAP GRUPLARI (90&#8242;lar)<br />
Das EFX, Mobb Deep, Organized Konfusion, The Beatnuts, D.I.T.C., Extra Prolific, Group Home, Dwellas, Freestyle Fellowship, Cypress Hill, Artifacts Company Flow, Fu-Schnickens, Pete Rock &amp; CL Smooth.vs (Liste kabarik)</p>
<p>EN SEVDIGI RAP SANATÇILARI (90&#8242;lar)<br />
Pharoahe Monch, Mikah 9, Aceyalone, Diamond.D, Juju &amp; psycho Less, Redman, Pete rock, Nas, Jay-z vs&#8230;.(Liste Kabarik)</p>
<p>EN SEVDIGI RAP ALBÜMLERI (90&#8242;lar)<br />
Organized Konfusion - Stress agenda ve debut LP, Nas - Illmatic, Jay-z - Reasonable doubt, cypress Hill tüm albümleri, Freestyle Fellowship tüm albümleri vs&#8230;</p>
<p>İLK SOLO<br />
Sözlerim Silahim 1998</p>
<p>İLK EP<br />
1999 - Pesimist EP 1</p>
<p>İLK ŞARKI<br />
Duman (Sözlerim Silahim - 1998)</p>
<p>İLK KONSER<br />
Izmir - Fuar / 1998</p>
<p>AKILLARA KAZINAN ILK SÖZLERI<br />
&#8220;Seni beni ezenlere sözlerim silahim&#8221;, &#8220;Kuytu Köselerde ruhunu satma&#8221;, &#8220;Bak evlat aliskanliklarini bir kenara at&#8221; vs&#8230;</p>
<p>YERALDIĞI İLK PROFESYONEL ALBÜM<br />
Yeralti Operasyonu karma albüm (yapim 1998)</p>
<p>KIRILMA NOKTASI<br />
Sene 2003/ Bir Pesimistin Gözyaslari Double LP</p>
<p>MÜZIKTE ILKOKUL<br />
Sözlerim Silahim (1998)</p>
<p>MÜZIKTE ORTAOKUL<br />
Ihtiyar Heteyi (2001)</p>
<p>MÜZIKTE LISE<br />
Sagopa Kajmer LP (2001-2002)</p>
<p>MÜZIKTE ÜNIVERSITE<br />
Bir Pesimistin Gözyaslari Double LP (2003)</p>
<p>MÜZIKTE MASTER<br />
Gora Soundtrack (2004)</p>
<p>MÜZIKTE DOKTORA<br />
Romantizma (2005)</p>
<p>MÜZİK MAESTRO &amp; PRODÜKSYON<br />
Kolera - Karantina Embriyo, Dr Fuchs - Huzur N Darem, Ceza - Med-Cezir (tamami), Ceza - Rapstar (birçok beat), Kafile Turk Rap Karma ve daha birçok albüm</p>
<p>İLKLER<br />
Türkiye&#8217;nin ilk Double Rap albümünü yapti. (Ilk kez bir albümde sözler ,sanatçi tarafindan kendi el yazisiyla yazilan bir not defteriyle verildi). Türkçe sözlü Rap müzigi adina Türkiye çapinda ilk büyük ödül Vasiyet sarkisiyla Sagopa Kajmer&#8217;e verildi. Türk Rapi ilk kez dünya çapinda gösterilen ve ülkede gise rekoru kiran bir filmde yer buldu. Film Cem Yilmaz&#8217;in G.O.R.A&#8217; siydi. Ilk Turntablism bu soundtrack deki goradramaturnz de yer buldu. Bu bir ilktir. Ve tabii ki rapte Pesimist-karamsar ve melankolik akimi baslatti.</p>
<p>SAYGI DUYDUKLARI<br />
Orhan Gencebay, Nur Belda Yoldas, Ergüder Yoldas, Baris Manço ve Kurtalan Express, Salim Dündar, Nüket Duru, Mazhar Alanson, Misirli Ahmet, Hasan Cihat Örter, Aykut Sporel, Engin Arman, Hakan Gündüz, Ömer Karacan.</p>
<p>İLK İLHAM KAYNAĞI<br />
Babasi Mehmet Özyavuz</p>
<p>EN SEVDİĞİ TURNTABLE<br />
Vestax ve 1200 technics</p>
<p>EN SEVDİĞİMIXER<br />
vestax PMC serisi ve Rane</p>
<p>EN SEVDİĞİ PIKAP İĞNESİ<br />
Shure m-44/7</p>
<p>EN SEVDİĞİ DJ&#8217;LER<br />
Q-bert, Mixmaster Mike, Mike Boo, Ricrukka, Pfl, D-styles, Dj Flare, Dj Shadow, Toadstyle, Ned Hoddigs, Craze, A-trak</p>
<p>EN SEVDİĞİ YEMEK<br />
Musakka &amp; pilav, kentucky fried chicken hot wings &amp; kolslovvvv, balik, satir köfte, her türlü meksika ve türk mutfagi, manti hmmmmmmmm.</p>
<p>EN SEVDİĞİ SÖZÜ<br />
Hepsi kendisine ayni lezzette geldigi için her biri özel.</p>
<p>EN SEVDİĞİ İÇECEK<br />
Su<br />
EN SEVMEDİĞİ ŞEYLER<br />
Içkiye karsi çok kati. Içmez ve nasil içilebildigini merak eder. Sakatat için de ayni sey geçerli, hiç sevmez. Çok kola ve kahve içeni sevmez. Israrciliktan ve ganimetçilikten hele hele yalani yurt edinmisten tiksinir. Çikarcilari sevmez.</p>
<p>BECERİLERİ<br />
Scracth, her türlü yemegi profesyonelce yapar, dereceli bir break dance icracisidir. Birkaç dakikada bir yigin hotwings yer, çok güzel hicveder. Türk kahvesini de bol köpüklü yapar ve kahve sevenlerin gönlünü de alir. Farsça bilir, üniversite hazirlik Türkce sorularini güleh güleh çözer, dilbilgisini bilir.</p>
<p>SEVDİĞİ FİLMLER<br />
Koleranin bölümündekilerle aynidir hemen hemen, eklenecek birseyler varsa o da Breakin 1984 ve Beatstreet dir.</p>
<p>EFSANELERİ<br />
Michael Jackson, James Brown, Chuck D, Baris Manco, Nur Belda Yoldas, Orhan Gencebay</p>
<p>Videolari =<a href="http://tr.netlog.com/go/explore/videos/videoid=972994"> http://tr.netlog.co...ideos/videoid=972994</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufoss.com/sagopa-kajmer-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Online Logo Banner ? Logo Nasil Olmali?</title>
		<link>http://ufoss.com/online-logo-banner-logo-nasil-olmali/</link>
		<comments>http://ufoss.com/online-logo-banner-logo-nasil-olmali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 13:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Araclar]]></category>

		<category><![CDATA[Banner]]></category>

		<category><![CDATA[incelikleri]]></category>

		<category><![CDATA[logo]]></category>

		<category><![CDATA[online logo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufoss.com/?p=544</guid>
		<description><![CDATA[Logo yapmanın kabaca 3 aşaması var. Isteyen kendi üslubunu belirleyebilir. Bu tamamiyle ortaya nasıl daha iyi bir iş çıkaracağınla ilgilidir. Kullandığımız program freehand diye varsayıyorum.
1- Markaya uygun font seçimi.
Öncelikle şunu unutmayalım logo font değildir. Digital teknolojiyle bu eğilim genelleşti. Önceden bütünüyle kendine özgü bir karakter oluşturma tavrı geçerliydi. Computer bu anlayışı değiştirdi.
Bir çimento firmasıyla, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" style="float: right;" src="http://ufoss.com/wp-content/themes/@ufoss/images/ufoss2.gif" alt="" width="147" height="69" />Logo yapmanın kabaca 3 aşaması var. Isteyen kendi üslubunu belirleyebilir. Bu tamamiyle ortaya nasıl daha iyi bir iş çıkaracağınla ilgilidir. Kullandığımız program freehand diye varsayıyorum.</p>
<p>1- Markaya uygun font seçimi.</p>
<p>Öncelikle şunu unutmayalım logo font değildir. Digital<span id="more-544"></span> teknolojiyle bu eğilim genelleşti. Önceden bütünüyle kendine özgü bir karakter oluşturma tavrı geçerliydi. Computer bu anlayışı değiştirdi.</p>
<p>Bir çimento firmasıyla, bir bluejean&#8217;ciye farklı tür fontlar kullanılmalı. Biz daha keyifli olsun diye bluejean firmasına logotype yapmak istiyoruz diyelim.</p>
<p>Önce amblem logo tanımını yapalım</p>
<p>Amblem: markanın logosuyla ilişkilendirilmiş şekil (örnek turkcell&#8217;in antenli maskotu)</p>
<p>Logo: markanın yazımı (turkcell yazısı)</p>
<p>Logotype: amblem ve logo ikisi birden (bütünü)</p>
<p>demektir.</p>
<p>Biz şimdi hayali bir firmaya hayali bir logo yaptığımızı varsayalım.</p>
<p>Firmamızın adı örneğin sepia olsun.</p>
<p>Önce sepia yazısını hem majiskül (büyük (kapital) harflerle), hem minüskül (tamamı küçük harflerle) yazıyoruz (ve tabii sadece baş harf büyük de yazılabilir). Bunları alt alta koyuyoruz ve grupluyoruz. Sonra daha önce derlediğimiz bazı fontları bu yazılara uyguluyoruz. Jean firması olduğu için, daha spor duran, dinamik ve çılgın fontlar deneyeceğiz. Kütük gibi kaba fontlar uymayacak. Bir sürü font denedikten sonra şöyle bir gözden geçiriyoruz. Her font her laf diziliminde aynı estetik etkiyi vermez. Fontu seçerken sepia üzerinde müdehale edebileceğinizi de kesinlikle düşünmelisiniz. Logo&#8217;da ne tür bir cin numara yapabilirim fikri çok önemli.</p>
<p>Ayıkladıklarımızı sayfa içinde tutalım. Diğerlerini atalım ya da bir süre daha bulunduralım. Daha sonra grup edilmiş sepia&#8217;lardan büyük harfli mi küçük olanlar mı tercihini yapın. Ben küçük olanı tercih ettiğimizi ama s&#8217;yi büyük yazacağımızı farz ediyorum.</p>
<p>Yani neymiş, ilk aşama uygun font seçimi. (Bu arada iki farklı fontun birbirine adaptasyonu da hoş durabilir)</p>
<p>2- Logoyı özgünleştirmek.</p>
<p>Sepia yazısına bir espri yükleyeceğiz ki özgün olsun. Misal şu örneği yapalım: s&#8217;pia. E harfini atıp yerine s&#8217;nin okunma örneğini kullanarak e yerine opostrof koyalım. Logonun ilk kalıbını oluşturmuş olduk. Ayrıca &#8220;sipia&#8221; diye okunma riski de var. Ancak jean firması ya biraz cesur olsun. (Işi özgünleştirirken zorlaştırmamalı. Örneğin ben de sepia&#8217;nın se&#8221;pi&#8221;a kısmında pi için şu matematikteki pi işaretini koyarım derseniz logo seta filan gibi okunur. Yazıyı çok yormadan net olarak okutmalıyız)</p>
<p>Sepia yazısına renk denemelerini yapabiliriz şimdi. Ben genellikle iki renkli bir logo filan olacaksa önce siyah ve gri yaparım. Logo son halini alınca renk denerim. Çünkü ilk önce renk deneyince, olay başka yerlere kaymaya başlar. Ama bu bir tercih meselesi.</p>
<p>3-Amblem oluşturup logoyla ilişiklendirme, ortaya çıkan seçenekleri renklendirme ve final.</p>
<p>Amblem ne olacak? Bu kısımda, yunus balığı, öpüşen gençler sillüeti, medusa, ateşböceği, karalahana&#8230; Ne kullanılacak sorunsalına doğru yanıt verecek fikri üretmeli. Ben şunu yaptığımızı düşünüyorum, s&#8217;pia yazılımının opostrofu kancadır ya, biz de bunu e&#8217;nin yerine kullandık. Alıyorum e&#8217;yi, çok da küçültmeden ayna görüntüsüyle ters çevirip aynen bir virgüle benzeterek opostrof işareti olarak kullanıyorum diyelim. Ve bunu da şu tao işareti olan suşi damlacığına benzetiyorum. Ve sonrada&#8230; Diye uzatmamalıyız. Yani neymiş, kağıt kalemsiz, benim şimdi yaptığım gibi sırf yazarak logo yapmak riskliymiş.</p>
<p>Her logoya bir amblem gerek diyemeyiz. Genelde bu bir müşteri tercihidir. Örneğin shubuo başarılı bir logodur ve rengiyle, formuyla, &#8220;o&#8221; harfinin konuşma balonu ve priz çağrışımıyla bitmiş bir iştir.</p>
<p>Ayrıca logo yapımında hep ama hep aklınızda bulunması gereken durum şudur, logotype karışık formlardan, düzensiz renk geçişlerinden, yoğun degradelerden oluşmamalıdır. Çünkü ilk gözönünde bulundurulacak olan, bir logonun gerektiğinde 1-1.5 Cm&#8217;ye küçültülebileceği ve bu şekliyle okunacağı ve yine gerekirse siyah beyaz kullanılabileceğidir (örneğin gazetelerdeki eleman ilanları veya kartvizitteki kullanımlar)</p>
<p>Ilave edeyim, eğer müşteri logosunu basılı mecrada kullanacaksa, photoshop&#8217;ta 5-10 cm genişliğinde, altında motion blur olan bir logo yapılmamalıdır. Unutmayalım bir amblemi 1 cm de kullanabiliriz (kartvizitlerde) 5 metre de (stadyumdaki panolarda)&#8230;</p>
<p>Amblem photoshop efektli olacaksa, büyük ölçekte ve yüksek çözünürlükte hazırlanmalı (300 dpi gibi). Taslak için küçük hazırlanıyorsa, orijinale çevrilebilirliği olmalı. (alıntıdır)</p>
<p><a href="http://www.frmxp.com/"><p>http://www.frmxp.com/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufoss.com/online-logo-banner-logo-nasil-olmali/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Camilerin Saraylarin Hamamlarin Turistik yerlerin Fotograflari</title>
		<link>http://ufoss.com/camilerin-saraylarin-hamamlarin-turistik-yerlerin-fotograflari/</link>
		<comments>http://ufoss.com/camilerin-saraylarin-hamamlarin-turistik-yerlerin-fotograflari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2008 15:17:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezelim Gorelim]]></category>

		<category><![CDATA[Cami]]></category>

		<category><![CDATA[canli gez]]></category>

		<category><![CDATA[canli izle]]></category>

		<category><![CDATA[fotograflari]]></category>

		<category><![CDATA[hamam]]></category>

		<category><![CDATA[muzeler]]></category>

		<category><![CDATA[saray]]></category>

		<category><![CDATA[turistik yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufoss.com/?p=534</guid>
		<description><![CDATA[
http://www.360tr.com
-  Harem Sofası
-  Haremağaları Taşlığı - I
-   Haremağaları Taşlığı - II
-  Haremağaları Taşlığı - III
-  Haremağaları Taşlığı - IV
-  Cümle Kapısı Girişi
- Cümle Kapısı
- Valide Sultan Taşlığı
- Cariye Koridoru
- Cariyeler Taşlığı
- Valide Sultan Dairesi Yolu
- I. Ahmed Has Odası
- Valide Sultan Dairesi
- Hamam Yolu - I
- Hamam Yolu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.aegeanselectproperties.co.uk/img/about_destinations/10/big/topkapi_palace.jpg" alt="" width="117" height="107" /></p>
<p><a href="http://www.360tr.com"><p>http://www.360tr.com</a></p>
<p>- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y034.htm" target="_top"> <span class="style2">Harem Sofası</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/a020.htm" target="_top"><span class="style2"> Haremağaları Taşlığı - I</span></a><br />
- <span class="style2"> <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/a021.htm" target="_top"><span class="style6"> Haremağaları Taşlığı - II</span></a></span><br />
<span lang="tr">- <span class="style6"><a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y033.htm" target="_top"> <span class="style2">Haremağaları Taşlığı - III</span></a></span></span><br />
<span lang="tr">- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y032.htm" target="_top"><span class="style6"> Haremağaları Taşlığı - IV</span></a></span><br />
<span lang="tr">- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y031.htm" target="_top"><span class="style6"> Cümle Kapısı Girişi</span></a></span><span lang="tr"><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/a037.htm" target="_top"><span class="style6">Cümle Kapısı</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y063.htm" target="_top"><span class="style6">Valide Sultan Taşlığı</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y037.htm" target="_top"><span class="style6">Cariye Koridoru</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/a022.htm" target="_top"><span class="style6">Cariyeler Taşlığı</span></a></span><a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/a022.htm" target="_top"><span id="more-534"></span></a><span lang="tr"><a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/a022.htm" target="_top"></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y038.htm" target="_top"><span class="style6">Valide Sultan Dairesi Yolu</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y040.htm" target="_top"><span class="style6">I. Ahmed Has Odası</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y039.htm" target="_top"><span class="style6">Valide Sultan Dairesi</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y041.htm" target="_top"><span class="style6">Hamam Yolu - I</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y042.htm" target="_top"><span class="style6">Hamam Yolu - II</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y043.htm" target="_top"><span class="style6">Hamam Yolu - III</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y044.htm" target="_top"><span class="style6">Hamam Yolu - IV</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y045.htm" target="_top"><span class="style6">Hamam Girişi</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y046.htm" target="_top"><span class="style6">Hünkar ve Valide Hamamı - I</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y047.htm" target="_top"><span class="style6">Hünkar ve Valide Hamamı - II</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y048.htm" target="_top"><span class="style6">Hünkar Sofrası Girişi</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y051.htm" target="_top"><span class="style6">Hünkar Sofası - I</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y049.htm" target="_top"><span class="style6">Hünkar Sofası - II</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y050.htm" target="_top"><span class="style6">Hünkar Sofası - III</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y052.htm" target="_top"><span class="style6">Has Oda Yolu</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/a028.htm" target="_top"><span class="style6">III. Murad Has Odası - I</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y055.htm" target="_top"><span class="style6">III. Murad Has Odası - II</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y056.htm" target="_top"><span class="style6">III. Ahmed Has Odası</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y059.htm" target="_top"><span class="style6">Çifte Kasırlar Girişi</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y058.htm" target="_top"><span class="style6">Çifte Kasırlar - I</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y057.htm" target="_top"><span class="style6">Çifte Kasırlar - II</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y060.htm" target="_top"><span class="style6">Gözdeler Taşlığı Önü</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y061.htm" target="_top"><span class="style6">Gözdeler Taşlığı - I</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/a033.htm" target="_top"><span class="style6">Gözdeler Taşlığı - II</span></a><br />
- <a class="style3" href="http://www.360tr.com/topkapi/y062.htm" target="_top"><span class="style6">Gözdeler Taşlığı - III</span></a><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufoss.com/camilerin-saraylarin-hamamlarin-turistik-yerlerin-fotograflari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki İllerin İsimlerinin Anlamları</title>
		<link>http://ufoss.com/turkiyedeki-illerin-isimlerinin-anlamlari/</link>
		<comments>http://ufoss.com/turkiyedeki-illerin-isimlerinin-anlamlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 13:48:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezelim Gorelim]]></category>

		<category><![CDATA[anlamlari]]></category>

		<category><![CDATA[iller]]></category>

		<category><![CDATA[isim anlamlari]]></category>

		<category><![CDATA[sehirler]]></category>

		<category><![CDATA[Turkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufoss.com/?p=531</guid>
		<description><![CDATA[ADAPAZARI: Bu ilimize Adapazarlılar kasaca Ada der. Çünkü Sakarya ve Çark suyu arasında yer alan şehir, tıpkı bir adayı andırır. “Pazar sözüne gelince: Burası onyedinci yüzyılda yörenin Pazar yeriydi. İşte, Adapazarı bu iki sözcüğün “Ada” ve “Pazar” sözcüklerinin birleşmesinden oluştu. Adapazarı, Sakarya ilimizin merkezidir..
AFYONKARAHİSAR: Afyon türkülerinde sık sık “Hisar” sözcüğü geçer. “Hisarın bedenleri çevirin gidenleri” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" style="float: right;" src="http://www.yased.org.tr/webportal/Turkish/yoic/Turkiyedeyatirimortami/PublishingImages/turkiye.gif" alt="" width="159" height="155" />ADAPAZARI: Bu ilimize Adapazarlılar kasaca Ada der. Çünkü Sakarya ve Çark suyu arasında yer alan şehir, tıpkı bir adayı andırır. “Pazar sözüne gelince: Burası onyedinci yüzyılda yörenin Pazar yeriydi. İşte, Adapazarı bu iki sözcüğün “Ada” ve “Pazar” sözcüklerinin birleşmesinden oluştu. Adapazarı, Sakarya ilimizin merkezidir..</p>
<p>AFYONKARAHİSAR:<span id="more-531"></span> Afyon türkülerinde sık sık “Hisar” sözcüğü geçer. “Hisarın bedenleri çevirin gidenleri” Bu hisar sözcüğünün Afyon türkülerinde sık sık yinelenmesi nedensiz değildir. Eski adı Akroenos olan şehri Selçuklular uzun süren bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. “Hisar” kuşatma anlamına gelir. Acılarla elde edilen yere “Karahisar” dediler ve orada, kara taşlardan bir kale kurdular. Onaltıncı yüzyılda bölgede afyon yetiştirlmeye başlayınca, Karahisar’ın başına bir de Afyon eklendi ve şehir “Afyonkarahisar” adını aldı.</p>
<p>AĞRI: İsmi sınırları içindeki “Ararat” dağından alır. Çok eski çağlarda yeryüzü korkunç bir su baskınınına uğradı.(Nuh Tufanı) Nuh peygamber bütün canılardan bir çifti alarak bir gemiye bindirdi. Gemi Cudi (İslam kaynaklarına göre) (Hristiyan kaynaklarına göre de Ararat – Ağrı) dağına kondu. Ararat, önce aran sonra da Ağrı adını aldı.</p>
<p>AKSARAY: Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde cami, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı. Şelir “Aksaray” adını işte bu beyaz saraydan aldı.</p>
<p>AMASYA:Amasya şehrini tarihçi Strabon’a göre Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis kenti anlamına gelen “Amasesia” ismini verdi.</p>
<p>ANKARA: İslam kaynaklarında Ankara’nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine göre Ankara sözü Farsça “Üzüm” anlamına gelen Engür’den, ya da Yunanca’da Koruk anlamına gelen”Aguirada’dan türemiştir. Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki “Eğmek” anlamına gelen Ank ya da Sankskritçe de; “Kıvrıntı”,, anlamına gelen ankaba’dan veya Latince’den çengel anlamına gelen uncus’dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank “engebeli, karışık arazi anlamına gelir.” Şehrin diğer isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve son olarak Ankara şeklini almıştır.</p>
<p>ANTAKYA: MÖ 300 yıllarında Makedonya Kralı Seleukoz bu yörede Antakya’yı kurdu ve şehre babasının ismi olan Antiokhia adını verdi. Zamanla büyüyen kent, başkent halini aldı.</p>
<p>ANTALYA: MÖ ll.ci yüzyılda Bergama karalı Attalos ll tarafından kuruldu. Şehir önceleri ismini kurucusundan aldı ve Attaleia adıyla anıldı. Daha sonra bu isim Adalia, Antalia ve en son Antalya şekline dönüştü.</p>
<p>ARTVİN: İskitler tarafından kuruldu. Artvin sözü iskitçe’dir.</p>
<p>AYDIN: İlk olarak Argoslar tarafından kuruldu. Anadolu beylerinden Aydınoğlu Mehmet bey’den aldı. Aydın, Mehmet beyin babasının ismidir.</p>
<p>BALIKESİR: Şehrin adının eski hisar anlamına gelen Paleokastio’dan türediği sanılmaktadır. Halk arasında dolaşan bir söylentiye göre de balı çok anlamına gelir. Çünkü Kesir Arapça’da çok anlamına gelmektedir</p>
<p>BAYBURT: Eldeki kaynaklara göre kasabanın ortaçağdaki adı “Paypert” ya da “Pepert” idi. Bayburt adı buradan gelmektedir.</p>
<p>BİLECİK: Bizanslılar döneminde burada Bilekoma adlı bir kale vardı. Osman bey burayı alınca bu adı Bilecik olarak adını verdi.</p>
<p>BİNGÖL: Buradaki bir çok göllerden dolayı bu isim kendisine verildi.</p>
<p>BİTLİS: Kimi tarihçilere göre, “Bageş” ya da “Pagiş” sözcüklerinden türemiştir. Kimilerine göre de Büyük İskender’in komutanı “Lis” ya da “Badlis” burada bir kale kurmuş. Bitlis sözcüğü bu komutanın isminden kaynaklanıyormuş.</p>
<p>BOLU: Önceleri Bithynion Romalılar döneminde ise Claudiopolis adı verildi. Türkler burayı alınca Claudiopolis sözcüğünü kısaltıp sadece polis dediler. Daha sonra bu da halk dilinde değişerek Bolu oldu.</p>
<p>BURDUR: Eski adı Askaniya’dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.</p>
<p>BURSA: Eski çağlardaki Bitinya bölgesinin başkentidir. Buraya kurucusu Bitinya kralı Prusias’ın adı verildi. (MÖ:ll.yüzyıl)</p>
<p>Çanakkale: Marmara ve Ege denizlerini birleştiren Boğaz’daki şehir ve kasabaların en büyüğü ve il merkezidir. Boğazın doğu kıyısında ve en dar yerinde kurulmuştur. Burada denizini şekli tıpkı bir çanağı andırır. Bugünkü ismini buradan alır.</p>
<p>Çankırı: İlkçağda “Gangra” kalesinin eteğinde kuruldu. İsmini Gangra kalesinden alan Çankırı’ya yakın zamana kadar Çangırı ve Çenğiri deniliyordu.</p>
<p>Çorum: Rivayete göre Çoğurum kelimesinden türetilmiştir. Bu da bölgede zamanında Rumların çoğunluğu oluşturmasından kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Denizli: Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İl eski Türkçe’de ülke, memleket anlamına gelir. Yani deniz memleketi denilir.Bir diğer rivayete göre de kelimenin aslı domuz-ili&#8217;dir. Bu da bölgede domuz çokluğundan kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Diyarbakır: Bakır ülkesi anlamına gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir’dir. Bekir’in memleketi anlamına gelir. Bunun nedeni de Bekir b. Va’il adlı Arap göçebe boyunun buraya yrleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır’ın eski adı Amid veya Amed’dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut kitabında Amid’e Hamid de denilmiştir.<br />
Edirne: Romalılar döneminde imparator Hadrianus tarafından kurulduğu için şehir “Hadrianopolis” dını alır. Hadrianus’un şehri anlamına gelen bu sözcük, sonradan değşimlere uğrayarak Edirne halini aldı.</p>
<p>Elazığ: 1834 yılında Mezra denilen yerde kuruldu.1862 yılında buraya o sıradaki padişah Abdülaziz’in onuruna “Mamuretülaziz” adı verildi. Bu ismi uzun bulan halk onu Elaziz olarak kısalttı. 1937 yılında Elazığ’a çevrildi.</p>
<p>Erzincan: Erzincan ovasından adını alır. Ezirgan diye halk tarafından söylenir. Buranın eski adı Eriza’dır.</p>
<p>Erzurum: Ardı Rum kelimesinden gelir. Yani Rum toprağı demektir. Diğer bir rivayete göre de Selçuklular buraya Erzen-Rum demişlerdir. Erzen darı demektir. Şehir o zamanlar bir tahıl ambarı olarak kullanılmıştır.</p>
<p>Eskişehir: Eski adı Doylaion’dur. 1080 yılında Türkler burayı ele geçirdi. 1175 yılında burasını Bizans geri aldı. Kılıçarslan bu şehri daha sonra geri alınca, ona “Bizim eski Şehrimiz” anlamına gelen Eski Şehir adını verdi.</p>
<p>Gaziantep: Şehrin eski adı Ayıntab’dır. Kelime anlamı, pınarın gözü demektir. Halk bunu Antep olarak değiştirmiştir. Halk Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 1921’de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.</p>
<p>Gümüşhane: Burada daha önceleri gümüş madenleri olduğundan, bu şehre Gümüşhane denilmiştir</p>
<p>İstanbul: MÖ. 658 yılında Megara kralı Byzas tarafından kurulduğundan bu şehre kurucusundan dolayı Bizantion adı verilmiştir. Roma imparatoru Marcus Avrelius döneminde imparatorun manevi babasının adıyla “Antion” olarak anıldı. Bizans İmparatoru Konstantin bu şehri yeniden kurunca buraya kendi adını verdi. Şehre “Konstantin veya Konstanpolis” adı verildi. Araplar “Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis” demişlerdir. Daha sonra bu ismin kısaltılmış şekli olan “Stin-polis” deyimi kullanıldı. İşte İstanbul bu “Stin-Polis” şehrinden türetildi. Türkler burayı alınca Müslüman şehir anlamında “İslambol” adını verdiler. Fakat daha sonra İstanbul olarak değiştirildi.</p>
<p>İzmir: Şehrin asıl adı “Smyrna”dır. İzmir kelimesi smyrna’nın halk arasındaki kullanış şeklidir. Homeros destanlarında bu kent ismini Kıbrıs Kralı Kinyras’ın kızı Smyra’dan alır ve tanrıça Artemis İzmirli’dir. Kimi kaynaklara göre de, İzmir şehrini ilk kuran Hititler değil, Amazonlar’dır. (Hititler de buraya Navlühun adını vermişlerdir.</p>
<p>Kahramanmaraş: Asıl adı Markasi’dir. Halk dilinde Maraş olarak değişmiştir. Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı şehirlerini kahramanca savunduklarından meclis tarafından ll Şubat 1922’de kahraman ünvanı verildi.</p>
<p>Karaman: İlk ismi Laranda’dır. Selçuklu ve Osmanlılarda ki ismi Larende idi. Karamanoğullarının başkenti olduğundan buraya daha sonra Karaman adı verildi.</p>
<p>Kars: MÖ: 130-127 yılında buraya yerleşen Karsak oymağından dolayı şehre kars adı verilmiştir. Kars kelimesinin anlamı ise deve ya da koyun yününden yapılan elbise veya şal kuşağı anlamına gelir.</p>
<p>Kastamonu: Şehrin eski adı “Tumana”dır. Buraya daha sonra Gas-Gas isimli bir kavim yerleşti. İşte Kastamonu Gas ve Tuman’ın birleşmesinden meydana gelmiştir.</p>
<p>Kayseri: Romalılar Mazaka adlı şehri alınca buraya Kaysarea adını verdiler. Yani İmparator şehri anlamına gelir. Daha sonra Kayseri olarak halk arasında yayıldı</p>
<p>Kırşehir: Kır ve Şehir kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur.</p>
<p>Kocaeli: Orhan gazi döneminde bu bölgeyi feth eden Akçakoca isimli komutandan dolayı buraya Kocaeli denildi.</p>
<p>Konya: İsa’dan önce 47-50 ve 53 yıllarında Hıristiyan azizlerinden St. Paul burayı ziyaret etti ve şehir önemli bir dinsel merkez olarak gelişti. Bu nedenle Hıristiyanlar ona, “İsa’nın tasviri” anlamına gelen “ikonyum” adını verdiler. Abbasiler burayı alınca “Kuniye’ye” çevirdiler. Türkler bu ismi Konya olarak değiştirdi.</p>
<p>Kütahya: Frigler buraya “Katyasiyum veya Katiation” adını vermişlerdir. Daha sonra yöre halkı buraya Kütahya demiştir</p>
<p>Malatya: Hititler döneminde buranın adı “Meliddu”dur. Halk tarafından Malatya olarak değişmiştir.</p>
<p>Manisa: Yunanca Magnesya’dan gelmiştir. Türkler burayı alınca Manisa olarak şehrin ismini değiştirdiler.</p>
<p>Mardin: Mardin adı Süryanice’de Marde’den geldiği rivayet edilir. Romalılar “Maride” Araplar ise “Mardin” adını vermişlerdir. Diğer bir rivayet göre ise Mer-din yani erkek, yiğit –görmek kelimesinden geldiği söylenmiştir.</p>
<p>Muğla: Eski adı “Mobolla”’dır. Türkler buraya daha sonra Muğla demişlerdir.</p>
<p>Muş: Bir rivayete göre süryanice’deki suyu bol anlamına glene Muşa’dan diğer bir rivayete göre ise Şehrin kurucusu “Muşet’den gelmiştir</p>
<p>Nevşehir: Onsekizinci yüzyıla kadar şehir bir köydü ve adı “Muşkara” idi. Daha sonra Nevşehirli Damat İbrahim Paşa köyünü geliştirdi ve yeni şehir anlamında Nevşehir adını verdi.</p>
<p>Niğde: İlkçağda bölgede Nagdoslular adlı bir kavim yaşadığından bu şehre isimlerini vermişler. Arap kaynakları şehre “Nekide veya Nikde” demişlerdir. Halk ise şehre Niğde adını vermiştir.</p>
<p>Ordu: Eski adı “Kotyora”dır. Halk tarafından bu isim değişikliğe uğramıştır.</p>
<p>Rize: Kafkas kökenli bir kelime olduğu sanılmaktadır.</p>
<p>Sakarya: Adını sınırları içinden geçen Sakarya nehrinden alır</p>
<p>Samsun: Eski adı “Amisos”dur. Samsun ismi bu kelimenin halk arasından değiştirilmesidir.</p>
<p>Siirt: Siirt adının Keldani aslından geldiği ve şehir anlamına geldiği söylenir. Diğer bir ravayete göre ise Sert kelimesinin bozulmuş şeklidir.</p>
<p>Sivas: Adının nereden geldiği konusunda her hangi bir kayda rastlanmamıştır.</p>
<p>Tekirdağ: Adını, kıyı boyunca uzanan Tekirdağlarından almıştır.</p>
<p>Tokat: Eski adı “Komana Pontika”idi. Tokat adının Pontika adının halk arasından değişmiş şeklidir.</p>
<p>Trabzon: “Trapezus” sözcüğünden gelir. Anlamı dörtköşe’dir.</p>
<p>Tunceli: Burada bazı maden yataklarının bulunmasından dolayı şehre Tunceli adı verilmiştir. Yani tunçülkesi demektir.</p>
<p>Urfa: Eski adı “Orhoe veya Orhai”dir. Dah sonra Araplar tarafından “R”ya çevrilmiştir. Bir diğer rivayete göre ise gelmekte olup R yani güneş demektir. Şehir Babil hükümdarı Ramis-Nemrut tarafından kuruldu.</p>
<p>Uşak: Çocuk veya genç adının halk dilinden söylenişidir. Bazı rivayetlere göre ise uşak (ayınla söylenişi) kelimesinin aşık kelimesinden geldiği söylenmiştir.</p>
<p>Van: Van’ı Asur kraliçesi Semiramis kurdu. Bundan dolayı şehre “Şahmirankent” adı verildi. Daha sonra Persler döneminde buraya Van adında bir vali geldi ve şehri bayındır hale getirdiğinden şehre onun adı verildi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufoss.com/turkiyedeki-illerin-isimlerinin-anlamlari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nazar Nedir ? Duasi Nazarlik takmak islam&#8217;in ruhuna aykiri mi?</title>
		<link>http://ufoss.com/nazar-nedir-duasi-nazarlik-takmak-islamin-ruhuna-aykiri-mi/</link>
		<comments>http://ufoss.com/nazar-nedir-duasi-nazarlik-takmak-islamin-ruhuna-aykiri-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 08:58:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Islamiyet]]></category>

		<category><![CDATA[nasil korunulur]]></category>

		<category><![CDATA[nazar duasi]]></category>

		<category><![CDATA[nazar nedir]]></category>

		<category><![CDATA[nazarlik]]></category>

		<category><![CDATA[nazarlik takmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufoss.com/?p=520</guid>
		<description><![CDATA[İnsanı nazardan koruyan dualar
Dinimiz, kadına bir bütünün yarısı nazarıyla bakar. Kadın, öyle bir bütünün parçasıdır ki, diğer parçanın işe yaraması için onun mevcudiyeti şarttır.
Sadece hanımlar değil aslında erkekler de gerçek kıymetlerini ve şahsiyetlerini İslâm’la bulmuşlardır. Efendimiz, gerçek erkekliğin zorbalık, kabalık ve hoyratlıkta değil, nefsine hakim olmakta, civanmertlikte ve fazilette olduğunu göstermiştir. Dinimizde, kadın aynen erkek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.laturks.org/images/nazarboncugu2.jpg" alt="" width="117" height="107" /><strong>İnsanı nazardan koruyan dualar</strong><br />
Dinimiz, kadına bir bütünün yarısı nazarıyla bakar. Kadın, öyle bir bütünün parçasıdır ki, diğer parçanın işe yaraması için onun mevcudiyeti şarttır.</p>
<p>Sadece hanımlar değil aslında erkekler de gerçek kıymetlerini ve şahsiyetlerini İslâm’la bulmuşlardır. Efendimiz, gerçek erkekliğin zorbalık, kabalık ve hoyratlıkta değil, nefsine hakim olmakta, civanmertlikte ve fazilette olduğunu göstermiştir. Dinimizde, kadın aynen erkek gibi sosyal hayatın bir parçası olarak kabul edilir, görüşü alınır ve onunla istişare yapılır. Bunun pratikte en güzel örneğini de bizzat Fahr-i Kâinat Efendimiz vermiştir.<br />
<span id="more-520"></span><br />
O ki önüne gelen bütün mesele ve problemlerin çözümü doğrudan doğruya Cenab-ı Hak tarafından halledilmiştir. Bununla beraber O, çok defa eşiyle oturur ve bir arkadaş gibi onunla bazı meselelerin müzakeresini yapardı. Vahiy ile müeyyed olan Allah Resulü’nün (sas) böyle bir şeye ihtiyacı yoktu; ama O, ümmetine bir şey öğretmek istiyordu: Kadın, o güne kadar olduğundan çok farklı bir yere oturtulacaktı ve işte O, bu önemli vazifeyi bilfiil temsil ediyordu.</p>
<p>İşte bir misal.. Hudeybiye anlaşması, Müslümanlara çok ağır gelmişti. Öyle ki, kimsede yerinden kımıldayacak güç-kuvvet kalmamıştı. Bu arada Allah Resûlü, kendisiyle hacca gelenlere, kurbanlarını kesmelerini ve ihramdan çıkmalarını emretmişti. Ancak sahabi, ‘Acaba verilen kararda bir değişiklik olur mu?’ diye, meseleyi ağırdan alıyordu. Allah Resûlü, emrini bir kere daha tekrarladı. Fakat, sahabideki ümitli bekleyiş tavrı değişmedi. Bu, asla Allah Resûlü’ne karşı bir muhalefet değildi; sadece başka bir alternatifin olup olmadığını öğrenmekti. Zira Kâbe’yi tavaf etmek üzere yola çıkmışlardı.</p>
<p>Belki Hudeybiye anlaşmasındaki kabul edilen şartlar tatbik edilmez de anlaşmada bir değişiklik olabilir’ diye bekliyorlardı. Peygamberimiz, sahabideki bu durumu sezince hemen çadırına girdi. Ve hanımı Ümmü Seleme validemizle istişare etti. Bu ufku geniş annemiz de istişarenin hakkını vermek için fikrini beyan etti ve şu mealde sözler söyledi: &#8220;Ya Resulallah! Emrini bir daha tekrar etme. Belki muhalefet eder ve mahvolurlar. Fakat Sen, kendi kurbanlarını kes ve onlara bir şey demeden ihramdan çık. Onlar verdiğin emrin kesinliğini anlayınca, Sana itaat edeceklerdir.&#8221; Allah Resûlü de böyle düşünüyordu.</p>
<p>Hemen bıçağını eline aldı ve çadırından çıkarak kendine ait kurbanları kesmeye başladı. O daha birkaç kurban kesmişti ki, sahabi de kendi kurbanlarını kesmeye koyuldu. Çünkü artık verilen karardan dönüş olmadığını anlamışlardı. (Buhari, Şurût 15) Dinimiz, kadına, bir bütünün yarısı nazarıyla bakmaktadır. Kadın, öyle bir bütünün parçasıdır ki, diğer parçanın işe yaraması için onun mevcudiyeti şarttır.</p>
<p>Bu parçalardan her birerleri, diğerinin gerçek değerini bulması bakımından önemli bir esastır. Elverir ki, Rabb’imizin koyduğu ölçülere riayet edilsin ve denge için yaratılan bir şey dengenin aleyhinde istismar edilmesin&#8230; Peygamber Efendimiz (sas), nasıl hareketleriyle kadınlara karşı lütufkâr davranıyordu; sözleriyle de hep bu şekilde davranmayı teşvik ediyordu. Bir hadislerinde şöyle buyururlar: &#8220;Mü’minlerin iman bakımından en kusursuzu, ahlâkı en güzel olanıdır.</p>
<p>Ahlâkı en güzel olanınız da, kadınlarınıza en güzel davrananınızdır.&#8221; (Ebu Davud, Sünnet 15) Hadisleri çoğaltabiliriz. Görülüyor ki, kadınlık O’nun nurlu beyanlarıyla, kendi şeref ve haysiyetini gar**** altına almış, o güne kadar ayaklar altında çiğnenen, hor ve hakir bir varlık olmaktan kurtulmuştur.</p>
<p><strong>NAZARDAN NASIL KORUNABİLİRİM?</strong></p>
<p>Hemen hemen herkesin bildiği bir tabirdir &#8220;göz değmesi&#8221; veya &#8220;nazar değmesi&#8221;. Tıbben de kabul edilen bu manevî rahatsızlık, fizikî bir rahatsızlık olmayıp genellikle baş ağrısı şeklinde beliren manevî bir durumdur. Peygamber Efendimiz, hadislerde nazar değmesinin hak ve gerçek olduğunu bildirmiştir. (Buhari, Tıb, 36) Nazar değmesinin hak olduğunu söyleyen Efendimiz, başka bir hadiste de &#8220;dokunan her kötü gözden&#8221; Allah’a sığınmayı, Hz. İbrahim’in duâlarından biri olarak ümmetine tavsiye etmiştir. (Buhari, Enbiya, 10) Böyle bir rahatsızlığa çare olarak da Hz. Aişe’den rivayet edilen bir hadiste Peygamberimiz’in göz değmesine karşı dua okumayı tavsiye etmiştir.</p>
<p>Manevî bir rahatsızlık olan nazar değmesinin tedavi şeklinin de manevî olması kadar doğal bir şey yoktur. Dua okumak suretiyle, tarihen sabit olduğu üzere olumlu neticeler de alınmıştır. Bu rahatsızlığın tedavisinde daha çok Fâtiha, İhlâs, Felak, Nâs ve Ayetü’lKürsî okunması tavsiye edilmiş, bundan başka okunacak me’sûr (Peygamberimiz&#8217;den hadis olarak nakledilmiş) duâların tedâvî için başvurulacak bir yol olduğu bildirilmiştir.</p>
<p><strong>NAZARLIK TAKMAK DOĞRU MU?</strong></p>
<p>Nazar değmesinde asıl olan, bizzat rahatsızlığa maruz kalan kişinin kendisinin okumasıdır. Bu husus da tedavide dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntıdır. Nazar değmesine karşı halk arasında ‘nazarlık’ denen şeyler insanların, binaların ve arabaların üzerlerine asılmaktadır.<br />
<strong><br />
Efendimiz’in uygulamalarında böyle bir durum görülmediği gibi, İslâm’ın ruhuna aykırı olan totem benzeri bu tür eşyaların kullanılması son derece yanlıştır. Zaten Peygamberimiz bizzat böylesi aletlerin kullanılmasını yasaklamıştır. (Nesâî, Zînet, 17) Halk arasında çocukların elbiselerine mavi boncuk, nazarlık ve iğde çekirdeklerinin takılması, ev, araba ve binalara at nalı ve çeşitli muskalar asılması hep bu yanlış inançtan kaynaklanan değişik uygulamalardır.</strong></p>
<p>Tıbben değerlendirildiğinde bunların en ufak bir faydası olmadığı gibi, hurafelerin yaygınlaştırılması hususunda da bu tür âdetlerin büyük sakıncaları vardır. Sonuç olarak diyebiliriz ki; hangi hastalık olursa olsun gerçek şifâyı verici olan Allah’tır. İnsanı, nazar değmesi gibi rahatsızlıklardan koruyacak olan, basit birer maddeden ibaret olan nazarlıklar değil, ibâdeti her daim kendisine yaptığımız Rabb’imizdir. Dolayısıyla O’na sığınmalı, O’na yalvarmalı, O’na yakarmalı ve ne istiyorsak O’ndan istemeliyiz&#8230;</p>
<p><strong>ÖRNEK HAYATLAR</strong></p>
<p>Peygamberlerden biri bir rüya görür; rüyasında kendisine şöyle denir:</p>
<p>- Sabah olunca karşına ilk çıkanı ye, ikinci çıkanı sakla, üçüncü çıkanın dileğini kabul et, dördüncü geleni üzme, beşinciden de kaç. Sabah olur, peygamber dışarı çıkar. Yola koyulup gider. Karşısına bir dağ çıkar. Bu koca dağı görünce şaşırır. Kendi kendine şöyle der: - Rabbim bana bunu yememi emretti, der ve ekler:</p>
<p>- Rabbim bana gücümün yetmeyeceği bir şeyi emretmez. Onu yemeğe karar verir. Dağa doğru yürür. Yaklaştıkça dağ küçülür. Tam yaklaştığı zaman koca dağ bir lokmaya dönüşür. Onu tutup yer, baldan tatlı bulur. Allah’a hamd eder, yürüyüp gider. Bu sefer karşısına altından bir leğen çıkar. Şöyle der:</p>
<p>- Rabbim bunu da saklamamı emretti. Bir çukur kazıp onu gömer. Yürür, az gittikten sonra dönüp bakar. Leğenin toprak yüzüne çıkmış olduğunu görür. Geri dönüp tekrar gömer. Biraz gider, bakar ki, yine çıkmış. Bir daha gömer, yine toprak üstüne çıkar. Kendi kendine:</p>
<p>- Ben emredileni yaptım, diyerek bırakıp gider. Bu sefer karşısına bir kuş çıkar. Peşinden bir şahin onu kovalıyordur. Kuş ona şöyle der:</p>
<p>- Ey Allah’ın peygamberi, beni sakla. Bana yardım et. Onu alıp koynuna saklar. Peşinden şahin gelir, şöyle der: - Ey Allah’ın peygamberi, ben açım. Sabahtan beri de bu kuşun peşindeyim. Onu yakalamak istiyorum. Kısmetime engel olma. Kendi kendine şöyle der:</p>
<p>- Üçüncünün dileğini yapmam emri verildi, yaptım. Dördüncüyü üzmemem emredildi. Şimdi ne yapacağım. Bu işe şaşıp kalır. Sonra bıçak alır; kendi uyluğundan bir parça et kesip şahine atar; o da kapıp gider. Daha sonra kuşu salar. Bundan sonra, yürüyüp gider. Kokmuş bir leş görür. Onu da bırakıp oradan uzaklaşır. Akşam olunca şu duayı yapar:</p>
<p>- Ya Rabbi, emrini yerine getirdim. Bu işlerin manası ne ise bana bildir. Daha sonra, rüyasında ona şöyle denilir: - Birinci görüp yediğin öfkedir. Önce koca bir dağ gibi görülür; sabırla öfke yutulursa, baldan tatlı olur. İkincisi iyi amelindir. Ne kadar saklarsan sakla; yine meydana çıkar. Üçüncüsü, sana bırakılan bir emanettir, ona hıyanet etme. Dördüncüsü şudur: Bir insanın sana bir dileği ulaşırsa, onu yerine getir; isterse sana lâzım olan bir şey olsun. Beşincisi ise gıybettir. İnsanların gıybetini edenlerden ve gıybet ortamlarından uzaklaş.</p>
<p><strong>BİR NÜKTE</strong></p>
<p>Eğitimciler, çocukların, kötü arkadaş ve fena çevreden korunması hususunda hemen hemen fikir birliği içindedirler. Bu itibarla, anne-baba ve eğitimciler, çocuğun, sokaktaki oyun arkadaşlarından beraber kaldığı dostlarına kadar, bu ikinci mekânı, bizzat ayarlayıp, onun önüne koymak zorundadırlar. Aksi halde, çocuğun kendine göre seçeceği yer ve dost dairesi sayesinde, bütün bir hayat boyu yuvanın da toplumun da huzursuzluk kaynağı olma ihtimali vardır.</p>
<p><strong>BİR DUA</strong></p>
<p>Allah’ım! Bize bereketli ve sıhhatli bir hayat nasip eyle. Bize gönül selameti, güzel afiyet, bol rızık bağışla. Bizi göç açıp kapayıncaya kadar nefsimizle baş başa bırakma. Kalplerimizi dinin üzerine sabit kıl. Maddi-manevi ne kadar sıkıntımızı gider. Hastalarımıza şifa, borçlularımıza eda, darda kalmışlarımıza deva ver. Gazabından rızana, azabından affına sığınırım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufoss.com/nazar-nedir-duasi-nazarlik-takmak-islamin-ruhuna-aykiri-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dort Buyuk Kutsal Kitap Resimli Ebook</title>
		<link>http://ufoss.com/dort-buyuk-kutsal-kitap-resimli-ebook/</link>
		<comments>http://ufoss.com/dort-buyuk-kutsal-kitap-resimli-ebook/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 10:08:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ufoss</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ebook - Ekitap]]></category>

		<category><![CDATA[Ebook]]></category>

		<category><![CDATA[ekitap]]></category>

		<category><![CDATA[incil]]></category>

		<category><![CDATA[kuran]]></category>

		<category><![CDATA[Resimli]]></category>

		<category><![CDATA[tevrat]]></category>

		<category><![CDATA[Turkce]]></category>

		<category><![CDATA[zebur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ufoss.com/?p=516</guid>
		<description><![CDATA[Kuranı Kerimin, degişmeyecek tek kitab olmasi, kiyamete kadar gecerli olan son kitab olmasi, bütün alemlere gönderilmis olmasi Kurani Kerimin mucizelerindedir. Diger kitaplari yanlizca arastirma icin okuyalim!
http://rapidshare...doert_kitap.rar.html
Alternatif Linkler
http://s1.filedepot.biz/429068
http://dosyam.net/?id=idlg50
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" style="float: right;" src="http://img174.imageshack.us/img174/9209/96252420mq1.png" alt="" width="213" height="155" />Kuranı Kerimin, degişmeyecek tek kitab olmasi, kiyamete kadar gecerli olan son kitab olmasi, bütün alemlere gönderilmis olmasi Kurani Kerimin mucizelerindedir. Diger kitaplari yanlizca arastirma icin okuyalim!</p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/25203279/doert_kitap.rar.html"><p>http://rapidshare...doert_kitap.rar.html</a></p>
<p>Alternatif Linkler<span id="more-516"></span></p>
<p><a href="http://s1.filedepot.biz/429068"><p>http://s1.filedepot.biz/429068</a><br /><a href="http://dosyam.net/?id=idlg50">
http://dosyam.net/?id=idlg50</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ufoss.com/dort-buyuk-kutsal-kitap-resimli-ebook/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
