Efsane Wimbledon tenis oyuncusu Arthur Ashe AIDS'den ölmekteydi. Dünyanın her kösesindeki hayranlarından mektuplar yagmaktaydı. Bunlardan bir tanesi söyle soruyordu:
"Neden Allah böylesine kötü bir hastalık için seni seçti?"
Arthur Ashe buna su cevabı verdi:
Devamini Oku
- Salı, Mayıs 13, 2008, 16:08
- Hikayeler ( yasanmis )
Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki
bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor
ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı; ama küçük
bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca,
çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği
kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.
Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı,
dizinin alt kısmından sonra boştu.
Devamini Oku
- Pazartesi, Şubat 11, 2008, 15:28
- Islamiyet
Bir gün Süleyman Peygamber (a.s) bir karıncaya bir yıllık yiyeceğinin miktarını sorar. Karınca da,
- "Bir buğday tanesi yerim" diye cevap verir.
Cevabın doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen Süleyman Peygamber (a.s) karıncayı bir şişeye koyar. Yanına da bir buğday tanesi koyarak hava alacak şekilde şişeyi kapatır. Ondan sonra da bir yıl bekler.
Devamini Oku
- Pazartesi, Şubat 11, 2008, 15:20
- Islamiyet
Dr. Haluk Nurbaki' den 1976 da yaşanmış gerçek bir hatıra
Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptım.
Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum. Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı.
Bu hastam göğ
Devamini Oku
- Perşembe, Ocak 17, 2008, 23:21
- Islamiyet
Okuldaki hademe, bahçede oturan küçük kıza yaklaştı. Belli ki hademe de bıkmıştı. Küçük kız, okul çantasını sağ yanına bırakmış, iki elini yanaklarına dayamış, dirseklerini dizlerinin üzerine dikerek öylece oturmuştu. Gözleri gelen hademenin üzerindeydi.
"Kızım, Müdür Bey okulun bahçesinin dışına çıkmanı istiyor" dedi hademe.
Öğrenciler, öğretmenler dersteydi. Betül'ün gözü Müdür odasının penceresine kaydı. Müdür Bey camın ardındaydı.
"Müdür mü söyledi? Benim için fark etmez" dedi, çıktı.
Devamini Oku
- Perşembe, Aralık 27, 2007, 10:38
- Tarihi Bilgiler
Bir cami bir kilise..! Fatih sultan mehmet İstanbul'u fethettikten sonra, Avrupada fütuhata devam ediyordu. Bir seferinde Sırbistan hududuna gelmiş ve Sırbistan'ın fethi artık an meselesi idi. Sırp Kralı Brankoviç bir yanda Macaristan bir yanda da Türkler olduğu için arada zor durumda kalmıştı. Her iki büyük devletten birine sığınmak, ondan yardım istemek düşüncesiyle, her iki tarafa da elçiler gönderdi.
Devamini Oku